#29
Ben hemşireyim. Devamlı gece neöbetim oluyordu. Bir süre sonra eşimin beni aldattığını öğrendim. Ben asla böyle birşey yapmazdım hastanede o kadar talip varken birde. Terbiyesiz ben nöbetteyken evlenmeden önceki sevgilisi ile görüşüyormuş. Ailemin baskısı yüzünden boşanamıyorum. Şeytan diyorki neyse demesin şimdilik birşey bakalım.
Aldatan eşle bir dakika durmam . Yüzüne bakamam tiksinirim.
 

#30
Eşler arasında yaşanan sıkıntıların en büyük nedeni bence, dışarıyı çok izlemek. Yani dışarıda devamlı hediyeler alınan ve mutlu olan bir kadını görünce tek mutlu olma yolunu öyle sanıp eşine aşırı baskı yapması sıkıntılara ve kavgalara neden oluyor. Yada komşu veya bi akraba çoçuğunun en iyi kolejde eğitim gördüğünü gören bayan eşiden imkanı olmamasına rağmen bunu ısrarla isteyebiliyor. Yada dışar da devamlı spor yaparak zayıf ve bakımlı kalabilen bir bayanı görüyor koca eşinden spora gönderecek parası ve imkanı olmamasına rağmen bide bakması gereken 3 çoçuğu varken öylezayıf ve bakımlı olmasını istiyor. Karşılıklı anlayış ve küçük şeylerden mutlu olmak evliliği mükemmel yapmaya yetiyor bazen.
mantıklı düşünen kadın bir başkadır.
 

#31
Benim yaşadığım en büyük sıkıntı diyalok kuramam eşimle. Bu sıkıntı için bir çok şey yaptım ama bir türlü başarılı olamıyorum. Bakımlı dikkat çekende bir bayanım, temizim ama bu sıkıntıyı bir türlü atamıyorum. Bu konuda bilgi verecek insanlar umarım biraz aydınlatıcı olurlar ve yardımalırız.
Seksi fantezi kıyafetler denediniz mi
 

#33
KARŞILIK ÖDEMEDEN MUTLU EVLİLİK MÜMKÜN DEĞİL!

"İyi para kazanmak için nasıl çok çalışmak gerekirse, iyi bir evlilik için de ciddi bir bedel ödenmesi gerekir. Mutluluğu, karşılığını ödemeden elde etmek, evlilikte de mümkün değildir.

Karşılıklılık ilkesi unutulur, eşler emek vermeden, yorulmadan, çile çekmeden mutlu bir evlilik yaşamak isterlerse, buna ulaşmaları mümkün olmayacaktır. Mutlu evlilikler, yatırım yapılmış, bedel ödenmiş, zorlukları aşmak için tarafların birbirlerini anlamaya çalıştıkları evliliklerdir. Böyle evliliklerde eşler, küçük bir sıkıntıyla karşılaştıklarında, 'bu kadın ya da adam beni mutlu etmiyor' diyerek yeni bir arayışa girmezler."

EVLİLİĞİ GÖTÜREMİYORUM DEĞİL ENGELİ NASIL AŞARIM DENMELİ!

Eşlerin evlilikleri sırasında bir engelle karşılaşmaları halinde "Bu evliliği götüremiyorum" yerine "Bu engeli nasıl aşarım?" diyerek çözüm üretmek için çaba sarf etmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, "Çiftler bekledikleri mutlulukları yaşayamadıklarında, aynı gemide olduklarını unutmayıp hemen gemiyi terk etme hesabı yapmamalı, kendi kimlik ve kişiliklerini ezdirmeden, evliliği nasıl yürüteceklerini düşünmelidir. Her problemin mutlaka bir çözüm yolu vardır veya bulunabilir" dedi.

KALİTELİ EVLİLİK İÇİN FEDAKARLIK VE ANLAYIŞ ŞART!

Karşılıklı fedakarlık yapmanın evlilik için önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu konuda yaşanmış bir olayı da şu sözlerle aktardı:

EŞİMLE NASIL MUTLU OLURUM YAŞAM FELSEFESİ OLMALI!

"Boşandıktan sonra ikinci evliliğini yapan birinin söylediği sözü hiç unutamam: 'Yeni eşime olan davranışlarımı düşündüğüm zaman, ona eski eşime yapmadığım fedakarlığı yaptığımı görüyorum. Önceki eşimle birbirimize gereken fedakârlığı gösterebilseydik, sanırım boşanmazdık'. Yâni eski eşine vermediği değeri yeni eşine verdiğini itiraf etmektedir. Halbuki ilk evliliğinde de bu kadar verici davranabilse ve onu anlayabilseydi fırtına aşılacak, ardından kaliteli bir evlilik ortaya çıkacaktı. İnsan, önüne hoşlanmadığı bir şey çıktığında hemen yolunu değiştiriyorsa, aynı şeyi evlilikte de yapabilir, ufak bir sorunda evliliğini bitirme yoluna gidebilir. Evlilikte, 'Eşimle nasıl mutlu olurum, birbirimizin ihtiyaçlarını nasıl anlar ve gideririz?' sorusunun yanıtını aramak yaşam felsefesi haline gelirse, zorluklar aşılacak ve eşler yollarına mutlu bir şekilde devam edecektir."

BİR İLİŞKİYİ EN ÇOK ALIŞKANLIKLAR YIPRATIYOR

Evliliklerdeki en önemli sorunların monotonluktan kaynaklandığını belirten Prof. Dr. Tarhan, bir ilişkiyi en çok yıpratan şeyin alışkanlık olduğunu söyledi. Tarhan, şöyle devam etti:

"Her evlilik bir müddet sonra alışkanlık haline gelir. Bir şeyin alışkanlık halini almaması için, farklı şekillerde sunulması gerekir. İnsan, eğer ilişkilerini renkli ve çeşitli hale getirebilirse, alışkanlık tehlikesinden kurtulur. Toplumlarda her şeyi klasik yaşayarak mutlu olan insanlar da vardır ama yeni şeyler keşfetmenin de mutluluğu ayrıdır. Evlilikte yaşına uygun davranabilmek önemlidir. Beyne sadece belli zevk alanları öğretilirse, o olmadığı zaman yaşam sebebinin ortadan kalkacağı düşünülür. Meselâ eşler, cinsellikleri zayıfladığında farklı zevk alanları keşfedebilirler."

SUÇLAYICI OLMAK YERİNE DUYGULARI AÇMAK ÖNEMLİ

Prof. Dr. Tarhan, evliliği ayakta tutan unsurların başında sevgi, saygı ve güven bağlarının olduğunu belirterek aldatmanın evlilik bağlarını zayıflatan hatta ortadan kaldıran bir durum olduğunun da altını çizdi. Aile terapilerinde eşlere, cinsel sadakatin önemi ve kişilerin geçici olarak zevklerini ertelemeleri gerektiğinin vurgulandığını belirten Prof. Dr. Tarhan, bu terapilerde tarafların birbirini suçlaması yerine 'duyguları açmak' üzerinde durulduğunu belirterek, şunları söyledi:

EŞİNLE PAYLAŞTIĞINDA MUTLU OLDUĞUN 20 MADDE!

"Çiftlere, 'eşinle paylaştığın zaman seni mutlu eden yirmi madde sıralar mısın?' denir. Hastalar ikinci seansa geldiklerinde, çoğu zaman bu yirmi maddeden ancak altı, yedisini yazmış olurlar. Hâlbuki aynı soru evlilikten önce sorulsaydı, yirmi maddeyi kolayca dolduracaklardı. Terapi esnasında bu paylaşımların sayısı artırılmaya, yirmiler yetmişe, seksene çıkarılmaya çalışılır. Eşler beraber paylaştıkları güzellikleri ve karşı tarafın ihtiyaçlarını yeterince bilmediklerinden, ortaya suçlayıcı, yargılayıcı ve birbirlerinin kusurlarını ön plana çıkarıcı bir tablo çıkar. Onlar, evlilikte karşılaştıkları meseleleri problem haline getirmeden çözmenin yollarını bulamazlar. Karşıdakinin hoşlanmadığı bir konuyu, duyguları yıkan bir biçimde çok sık tartışmak, ruhu acıtan bir şeydir, sizi karşı tarafın gözünde sevimsiz yapar. Çiftler böyle durumlarda birbirlerini mutlu eden alanlardan uzaklaşır."
 

#35
Ben hemşireyim. Devamlı gece neöbetim oluyordu. Bir süre sonra eşimin beni aldattığını öğrendim. Ben asla böyle birşey yapmazdım hastanede o kadar talip varken birde. Terbiyesiz ben nöbetteyken evlenmeden önceki sevgilisi ile görüşüyormuş. Ailemin baskısı yüzünden boşanamıyorum. Şeytan diyorki neyse demesin şimdilik birşey bakalım.
üzüldüm senin adına hemşireleri neden üzüyorlar neden aldatıyorlar hemşire candır ama